FORUMDAYIZ

Evrensel Yasalar
 
AnasayfaTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Onu Düşünmek, Onu Davet Etmektir

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 44
Kayıt tarihi : 31/05/09

MesajKonu: Onu Düşünmek, Onu Davet Etmektir   Paz Mayıs 31, 2009 11:59 am

Çekim Yasası'nın gücünü daha iyi anladıkça, düşüncelerinizi yönlendirme konusunda daha ilgili olacaksınız. Çünkü isteyin ya da istemeyin, neyi düşünürseniz onu elde edersiniz.

istisna olmadan, düşündüğünüz şey, deneyiminize davet etme­ye başladığınız şeydir, istediğiniz bir şey hakkında çok az düşün­düğünüzde, Çekim Yasası ile, o düşünce giderek büyür ve güçle­nir, istemediğiniz bir şeyi düşündüğünüzde, Çekim Yasası onu si­ze çeker ve o da giderek büyür. Böylece düşünce ne kadar büyür­se, daha güçlü bir şekilde çekilir ve o deneyimi yaşayacağınız da­ha çok netleşir.

Deneyimlemek istediğiniz bir şeyi görüp, "Evet, buna sahip ol­mak isterdim," dediğinizde, ona yönelttiğiniz ilgi sayesinde, onu yaşamınıza çağırırsınız. Ancak deneyimlemek istemediğiniz bir şey görüp, "Hayır, hayır, bunu istemiyorum!" dediğinizde, onu da yö­nelttiğiniz ilgi sayesinde yaşamınıza çağırırsınız. Çekim-esaslı Ev­rende, ayrı tutmak diye bir şey yoktur. Ona verdiğiniz ilgi, titre­şimlerinizde var olur ve bu ilginizi ya da farkındalığınızı uzun sü­re sürdürürseniz, Çekim Yasası onu, hayatınıza getirir. "Hayır" diye bir şey yoktur. Yani, bir şeye bakıp, "Hayır, bunu yaşamak istemiyorum; uzaklaş benden!" dediğiniz anda, aslında yaptığınız şey, onu yaşamınıza çağırmaktır. Çünkü çekim esaslı Evrende, "Hayır" diye bir şey yoktur. Sizin ona olan ilginiz, "Evet, bu istemediğim şey, bana gel!" der.

Neyse ki sizin fiziksel zaman-yer gerçekliğinizde, bir şeyler de­neyiminizde bir anda ortaya çıkmaz. Bir şeyi düşünmeyi başladı­ğınız an ile onun ortaya çıktığı an arasında kusursuz bir zaman tamponu vardır. Bu zaman tamponu size, ilginizi daha çok yaşa­mınızda gerçekleşmesini istediğiniz şeylere yöneltmeniz için fırsat verir. Ve ortaya çıkmadan çok önce, (hatta onu ilk düşünmeye başladığınızda), nasıl hissettiğinize bakarak, onun ortaya çıkması­nı istediğiniz bir şey olup olmadığını anlayabilirsiniz. Eğer ilginizi ona vermeye devam ederseniz —istediğiniz bir şey olsa da olmasa da- yaşarsınız.

Bu Yasalar, siz yaptıklarınızı anlamasanız dahi, onları görmez­den geldiğinizde bile deneyimlerinizi etkiler. Daha önce Çekim Yasası'nı duyduğunuzun farkında olmasanız bile, onun güçlü et­kisi, yaşamınızın her alanında kendini gösterir.

Burada okuduklarınızı düşünüp söylediğiniz ya da düşündüğü­nüz şeyle elde ettiğiniz şey arasındaki ilişkinin farkına varmaya başladıkça, güçlü Çekim Yasası'nı anlamaya başlayacaksınız. Dü­şüncelerinizi ve ilginizi, gerçekleşmesini istediğiniz olaylara yö­neltmeye başladıkça, her konuda arzuladığınız yaşam deneyimle­rine sahip olacaksınız.

Fiziksel dünyanız, bazılarını onayladığınız (ve deneyimlemek istediğiniz), bazılarını onaylamadığınız (ve deneyimlemek isteme­diğiniz) enfes ve çeşitli olay ve koşullarla dolu engin ve değişik bir yerdir. Bu fiziksel deneyime eriştiğiniz zaman, her şeyin olması gerektiğini düşündüğünüz fikirlerinize uyum sağlaması için dün­yadan değişmesini istemek kasıtlı yaptığınız bir şey değildi. Siz bu­nu onaylamadığınız şeyleri eleyip onayladıklarınızı ekleyerek yap­tınız.

Siz, dünyanın -başkalarının olmasını istedikleri gibi- var olma­sına izin verirken, çevrenizdeki dünyanın sizin seçtiğiniz gibi ol­ması için buradasınız. Onların tercihleri sizin tercihlerinizi etkile­mezken, onların seçimlerine gösterdiğiniz ilgi, sizin titreşiminizi ve dolayısıyla kendi çekim noktanızı etkiler.

Düşüncelerim Manyetik bir Güce Sahip
Çekim Yasası ve onun manyetik gücü Evrene ulaşır ve titreşim-sel olarak onu seven diğer düşünceleri çeker ve size getirir: "Ko­nulara olan ilginiz, düşünceleri harekete geçirişiniz ve Çekim Ya­sası'nın bu düşüncelere verdiği tepki, yaşamınıza giren her insan, her olay ve her koşuldan sorumludur. Tüm bunlar, sizin kendi dü­şüncelerinizle titreşim açısından uyumlu oldukları için, güçlü bir manyetik boru aracılığıyla size ulaşır.

ister istediğiniz bir şey olsun, isterse hiç istemediğiniz, ne düşü­nürseniz onun özünü alırsınız. Bu, sizi başlarda huzursuz edebilir, ama zamanla, bu güçlü Çekim Yasası'nın adaletini, istikrarını ve kesinliğini takdir edeceğinizi umuyoruz. Bu Yasayı anladığınız ve ilginizi neye verdiğinize dikkat etmeye başladığınız zaman, kendi yaşam deneyiminizin kontrolünü elinize alacaksınız. Bu kontrolle, isteyip de başaramayacağınız ve istemeyip de yaşamınızdan uzaklaştıramayacağınız hiçbir şey olmadığını tekrar hatırlayacaksınız. Çekim Yasasını anlamak ve düşündüğünüz ve hissettiğiniz şey­le yaşamınızda ortaya çıkan şey arasındaki korelâsyonu fark etme­ye başlamak, kendi düşünceleriniz konusunda daha tetikte olma­nızı sağlayacak. Düşündüklerinizin, okuduğunuz, televizyonda gördüğünüz, dinlediğiniz ya da bir başkasının hayatında gözlem­lediğiniz bir şeyden kolayca etkilendiklerini fark etmeye başlaya­caksınız. Çekim Yasası'nın, küçükken başlayıp onlara yönelttiği­niz ilgi sayesinde giderek büyüyüp güçlenen bu düşünceler üzerin­deki etkisini gördükçe, düşüncelerinizi daha çok yaşamak istediği­niz deneyimlere yöneltmek için güçlü bir istek duymaya başlaya­caksınız. Üzerinde düşündüğünüz ve bu düşünceyi uyarak sebep her ne olursa olsun, o düşünceye yoğunlaştıkça, Çekim Yasası ha­rekete geçer ve size benzer nitelikler taşıyan diğer düşünceler, dialoglar ve deneyimler sunar.

İster geçmişi hatırlayın, şimdiki zamanı gözlemleyin ya da ge­leceği hayal edin, bunu şu anda yapıyorsunuz ve her neye odakla­nıyorsanız, Çekim Yasası'nın karşılık verebileceği bir titreşimi ha­rekete geçiriyorsunuz. Başlarda bir konuyu özel olarak düşünüyor olabilirsiniz, ama onu yeterince uzun düşünürseniz, başkalarının sizinle aynı konuyu tartışmaya başladığını fark edersiniz. Çünkü Çekim Yasası, aynı titreşimi sunan başka insanlar bulur ve sizin yanınıza getirir. Bir şeye ne kadar uzun süre odaklanırsanız, onun gücü o kadar artar; ona yönelttiğiniz ilgi ne kadar güçlü olursa, yaşamınızda ortaya çıkacak kanıtlar da o kadar fazla olur. Odak­landığınız şeyler istediğiniz şeyler olsa da, olmasa da, düşünceleri­nizin ispatlan sürekli önünüze çıkar.

İçsel Varlığım Duygular Yoluyla İletişim Kurar
Siz, burada fiziksel bedeninizde gördüğünüzden çok daha faz­lasınız. Çünkü siz, aslında, harika bir fiziksel yaratıcısınız, eşza­manlı bir şekilde başka bir boyutta yaşıyorsunuz. Sizin bir de Ru­hani yanınız var; -biz buna İçsel Varlık diyoruz- bu da siz bura­dayken bu fiziksel bedende yaşıyor.

Duygularınız, sizin İçsel Varlığınızla olan ilişkinizin fiziksel be­lirtisidir. Diğer bir deyişle, siz bir konuya odaklanıp onunla ilgili spesifik bir bakış açınız ve fikriniz olduğunda, içsel Varlığınız da o konuya odaklanır ve onunla ilgili spesifik bir bakış açısı ve fikir geliştirir. Hissettiğiniz duygular, bu fikirlerin birbirleriyle uyum sağlayıp sağlamadığının göstergesidir. Örneğin, bir şey olur ve si­zin kendinizle ilgili o anki düşünceniz daha iyisini yapabileceğiniz ya da o kadar zeki olmadığınız ya da değerli bir birey olmadığın!^ yönündedir. İçsel Varlığınızın o anki düşüncesi iyi iş çıkardığınız, zeki ve kesinlikle değerli olduğunuz yönünde olduğu için, fikirler arasında net bir uyumsuzluk vardır ve siz bu uyumsuzluğu, nega­tif duygu formunda hissedersiniz. Diğer yandan, kendinizle ya da bir başkasıyla gurur duyup memnun olduğunuz zaman, o anda iç­sel Varlığınızın hissettiği duygularla daha yakın bir uyum olur ve bu koşulda siz gurur, sevgi ya da takdir gibi pozitif duygular bes­lersiniz.

İçsel Varlığınız ya da Esas Enerjiniz, her zaman avantajınıza olacak bir bakış açısı sunar. Sizin bakış açınız da bununla uyum­lu olduğu zaman, pozitif bir çekim oluşur. Diğer bir deyişle, ne ka­dar iyi hissederseniz, çekim noktanız o kadar iyi olur ve sizin için daha iyi şeyler oluşmaya başlar. Bakış açınızla İçsel Varlığınızın bakış açısındaki göreli titreşimler, sizin için her zaman müsait olan bu inanılmaz Kılavuzdan sorumludur.
Çekim Yasası, her zaman her ne titreşim sunuyorsanız ona gö­re hareket edip ona karşılık verdiği için, duygularınızın size, iste­diğiniz bir şey mi, yoksa istemediğiniz bir şey mi yaratma sürecin­de olduğunuzu anlatmaya çalıştığını anlamak son derece yardım­cı olacaktır.

Genelde, fiziksel dostlarımız Çekim Yasası'nın gücünü öğrenip düşündüklerinin erdemiyle olayları kendilerine çektiklerini anla­maya başladıklarında, düşünceleriyle ilgili tedbirli hissederek her düşüncelerini gözden geçirmeye çalışırlar. Ancak düşünceleri göz­den geçirme, zordur, çünkü düşünmeniz gereken çok fazla şey var­dır ve Çekim Yasası daha fazlasını getirmeye devam eder.

Düşüncelerinizi gözden geçirmeye çalışmaktansa, kısaca nasıl hissettiğinize dikkat etmenizi istiyoruz. Çünkü daha engin, olgun, bilge ve sevecen içsel Varlığınızın gördüğü ile uyumlu olmayan bir düşünce seçerseniz, düşünce ayrılığını hissedeceksiniz. Sonra düşüncenizi, kendinizi daha iyi hissettiren ve dolayısıyla size daha iyi hizmet eden bir başka düşünceye kolayca yönlendirebilirsiniz.
Bu fiziksel bedene erişmeye karar verdiğinizde, bu kusursuz Duygusal Kılavuz Sistemiyle ilişkide olacağınızı biliyordunuz. Çünkü o zaman kusursuz, her zaman var olan duygularınız aracı­lığıyla, daha engin bilginizden uzaklaşıyor musunuz, yoksa onun­la birlikte yola devam mı ediyorsunuz, bilebilecektiniz.
İstediğiniz bir şeyi düşündüğünüz zaman, pozitif duygu hisse­dersiniz. İstemediğiniz bir şeyi düşündüğünüzde ise negatif duygu hissedersiniz. Bu şekilde, dikkatinizi ne hissettiğinize vererek, han­gi güçlü manyetik Varlığınızın düşündüğünüz konuyu hangi yön­de çektiğini her zaman bileceksiniz.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://forumdayiz.yetkinforum.com
 
Onu Düşünmek, Onu Davet Etmektir
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» mütavazı forum'a davet

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
FORUMDAYIZ :: Çekim Yasası :: Çekim Yasası ve Diğer Evrensel Yasalar-
Buraya geçin: