FORUMDAYIZ

Evrensel Yasalar
 
AnasayfaTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 SEN BEDENDEN İBARET DEĞİLSİN

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin
Admin


Mesaj Sayısı : 44
Kayıt tarihi : 31/05/09

MesajKonu: SEN BEDENDEN İBARET DEĞİLSİN   Paz Mayıs 31, 2009 2:28 pm

İnsan kendini bedeniyle özdeşleşmiş hissederse hep acelesi olur, işte Batılı aceleciğinin, Batılı hız düşkünlüğünün nedeni de budur. Temelinde bedenle özleşmek yatar. Yaşam ellerinden hızla akıp gidiyor: bir şey yapmalı ve hemen yapmalısın, yoksa her şeyi ıskalayacaksın. Bunları yapabilmek için daha iyi, daha hızlı yöntemler edinmelisin. Hız merakı bir manyaklık haline geldi. Bir yerden bir yere nasıl daha hızlı ulaşabilir, tek dert bu olmuş durumda. Oraya niye varılmak istendiği ile kimse ilgilenmiyor. Oraya gitmeyi neden istiyorsun acaba? Sorun bu değil, sen sadece hızlı gitmelisin. Ve oraya vardığın anda başka bir yere ulaşmanın yollarım arıyorsun.

Beyin ateşlenmiş bir halde devamlı çalışıyor. Bunun temeldeki nedeni bedenle özdeşleşmiş olmamız ve beden ölecek, bu yüzden ölüm kabusumuz haline geliyor. Batıda ölüm hala tabudur. Bir tabu yıkıldı, seks tabusu, ama birinciden daha derin olan ikinci bir tabu hala ayakta duruyor. Bunu da kırmak için bir Freud daha ortaya çıkmalı. İnsanlar ölüm hakkında konuşmuyorlar veya konuşsalar bile yapmacık sözlerle üzerini örtüyorlar: ölen kişi Tanrı'sına kavuştu, cennete gitti, sonsuz istirahatta, gibi. Ama eğer o kişi sadece bedeninde yaşadıysa o zaman hiçbir yere gitmedi. Sadece öldü, hepsi o! Toprak oldu gitti. Ve başka bir bedene giren ise zaten hiç bu bedende yaşamamıştı, çünkü hiç onun farkında olmadı; bedenden hiç haberi olmadan yaşadı.

Bir diğer yol da içsel bilincin konusunda uyanık olman. Beden ağırdır, göze batar, ortadadır, dokunulabilir, elle tutulabilir. Bilinç ise gözle görülmez, o kadar yüzeyde durmaz. İnsanın onu araması, ulaşmak için araştırması gerekir. Çaba göstermeni ve kendi benliğini araştırmaya yönelik ciddi bir istek duymanı gerektirir. Bu bir yolculuktur, ancak kendini bilinç hali olarak hissetmeye başlayınca tamamen farklı bir dünyada yaşarsın. O zaman acele kalmaz, çünkü bilinç sonsuzdur ve endişe yoktur; çünkü bilinç hastalık, ölüm, yenilgi tanımaz. O zaman başka arayışlara girmeye gerek kalmaz. Bedende her şey eksiktir, böylece istek üzerine istek yaratır; beden bir dilencidir. Bilinç ise imparatordur: tüm dünyaya hükmeder, efendi odur.

Kendi varlığının yüzünü gördükten sonra rahatlarsın. O zaman hayat bir istek olmaktan çıkıp coşkuya dönüşür. O zaman her şey zaten elindedir: yıldızlar ve ay ve güneş ve dağlar ve nehirler ve insanlar; hepsi oradadır. Tek yapman gereken yaşamaya başlamaktır.

Araştırman bu yönde olmalıdır. Yaşam işte bundan ibaret: bilince doğru bir yolculuk. O, oradadır, ama saklı bir hazinedir. Doğal olarak, hazineyi derinlere gizlersin ki kimse onu senden çalmasın. Tanrı bilinci varlığının en derindeki merkezine yerleştirmiş. Beden sadece bir balkon; içerdeki gizli oda değil. Ancak birçok kişi balkonda yaşar ve hayatın bu olduğunu sanır; varlıklarının evine hiç ayak basmazlar.

Bırak yaşamın kendi varlığına uzanan bir yolculuğa dönüşsün. Bedeni kullan, bedeni sev. O güzel bir mekanizma, değerli bir armağan, derin gizemlere sahip, ama onunla özdeşleşme. Beden aynen bir uçak gibi ve sen de pilotsun. Uçak güzel ve çok faydalı, ama pilot uçak değildir ve pilot kendisinin belirgin, tek başına, mesafeli, uzak, çok uzak olduğunu unutmamalı. O, aracın efendisi.

Kısacası bedeni bir araç olarak kullan, ama bilinci taçlandır.

OSHO
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://forumdayiz.yetkinforum.com
 
SEN BEDENDEN İBARET DEĞİLSİN
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
FORUMDAYIZ :: Spritüalizm-
Buraya geçin: