FORUMDAYIZ

Evrensel Yasalar
 
AnasayfaTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Neden Yeryüzündeyiz?Anne Ve Babamızı, Geçmiş Hayattaki Dostlarımızı Tanıyor muyuz?

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 44
Kayıt tarihi : 31/05/09

MesajKonu: Neden Yeryüzündeyiz?Anne Ve Babamızı, Geçmiş Hayattaki Dostlarımızı Tanıyor muyuz?   Paz Mayıs 31, 2009 12:16 pm

Niçin yaşıyoruz? Bu o kadar önemli bir soru ki «doğum yolculuklarında» sormaktan çekindim. Aramızdan çoğumuz, ben de dahil, bunu kendimize sormuşuz, ama doyurucu ce­vap bulamamışızdır. Amacımız hayat ırmağının akıntı, gir­dap ve sakin sularından geçerken giderek değişmektedir. Bu amaca çevremizdekilerin amacı da ekleniyor. Başka bir za­manda, ötekilerin amaçlarına karşı olabiliyoruz.

Dinler bize cevap veriyorlar, ne var ki onlar da çağlara göre değişiyorlar. Çoğu dinlerin kökeninde bir önderin mis­tik rüyetleri vardır. İnanç ve tapıncalar mertebeleşmeye baş­layınca bilgelik öğütleri haline geldiler ve kendi asıllarını kaybettiler.

İnsanlığın büyük bir kısmı için hayatın amacı kabile ku­rallarına uymak, görünmeyen bir ilâha tapmak ve toplum düzenini bozmaktan sakınmaktır:

«İşinizle meşgul olunuz ve çok gürültü çıkarmayınız.» İnsanlık tarihinin en eski bilgelik kuralı böyle! Süjelerimin çoğu, görüldüğü gibi, ipnoz altında, yirmin­ci yüzyılın bu kısmında yeni bir ruhsal gelişme olacağını ile­ri sürdüler. Ne olacaktır? İkibin yıldan beri bildiğimiz «altın kural» şudur: «Sana yapılmasını istemediğin şeyi başkasına yapma,» fakat bu vecizeyi hiç de benimsemişe benzemiyoruz. Zihnimin pratik yanı, bana, yeryüzündeki amacımızın şahsî mülkümüzü, kudretimizi ve diğer arzularımızı azamî ölçüde arttırmamız olduğunu düşündürtüyor. Edepsiz, utanmaz ya­nımıza gelince, biz mallarımızı çoğalttıkça, kudret ve arzu­larımız da çoğalacak ve başka şeyleri araştırmaya başlayacağız. İşte bunun için şu soruyu ekledim: «Bu hayatı seçer­ken amacımız neydi?»

Bu deneyleri, çok ötelere geçmeleri ve uykuya çok ya­kın bir durumda bulunmaları ya da bu soruya cevap vermek istememeleri yüzünden, hatırlayamayan süjeler, deneylerde karşılık bulmaya çalıştıkları cevabın bu cevap olmasından dolayı kendilerini eksik hissediyorlardı:
«... Bu hayatın amacının ne olduğunu sorduğunuz za­man, bir amacın mevcut olduğunu hissediyor, ama hiç mi hiç bilemiyordum.» (T. A-65)

«Doğmadan evvel, bu hayatın, bir tartışma konusu ol­duğunu sanıyorum. Fakat doğumum sırasında, ki bilmedi­ğim iki kişi bana yardım etmişti, ne geçmiş hayatlarımı, ne de şimdiki hayatımın amacını hiç bilmiyordum.» (T. A-364)

«Dünyaya gelişimin bir sebebi olduğunu, ama bunu ha­tırlamadığımı biliyorum.» (T. A-373)

Bu soruya cevap veren süjeler arasında %25'i amaçla­rının, ek tecrübelerle, daha çok bilgiye ulaşmak olduğunu bildiriyorlar. Bu tip cevaplarla ilgili birkaç örnek verelim:

«Geçmiş bir hayatta Asya'da bir kabilede yaşıyordum ve köşesine çekilmiş temaşa halinde bir rahipdim. Kimse beni görmüyor ve işitmiyordu. Bu güncel hayat boyunca, bi­raz kendimle ilgileneceğim. (T. B-90)

«Amacım, yalın olarak, daha iyi hareket etmek, yaşamak ve tecrübeler yapmaktır.» (T. A-382)

«Doğuşumun sebebini tamamiyle bilmiyorum. Her hal ve vaziyette, bunu istemiyordum. Belki de hayatı sevmeği öğrenmek için buradayım.» (T. A-429)

«Zihnime gelen ilk cevap, çok büyük bir bilgiye ulaşmak için başka bir fizik realite bulmam gerektiği idi.» (T. A-287)

«Bu hayattaki amacım kendim hakkında daha fazla bilgi edinmektir.» (T. B-28)
«Amacım zevce ve anne olarak kendimi gerçekleştirmek besi yapmaktı, bu, 20. yüzyılın bilimsel gelişmesine iştirak ederek olacaktı.» (T. A-19)

Özetle, doğmayı seçen süjeler kendi imkânlarını geliş­tirmek için seçmiyorlar. Amaçlar, daha ziyade, başkalarıyla iyi ilişkiler kurmak ve tahakküm etmeden sevmek gibi amaç­lardır. %28'inin amacı insanlığa Birleşik İnsanlık olduğunu anlatmak ve üstün bir şuuru geliştirmekdir. Süjelerim, müş­tereken, kendi toplumsal durumlarını, mal-mülk ve güçleri­ni daha iyi hale getirmek gibi hususlardan söz etmediler. Ce­vapları, şuur-dışı olarak, «altın kaidenin» evrenin temeli ol­duğunu ifade etmektedir. (Sana yapılmasını istemediğini, başkalarına yapma.) Fakat, görünüşe göre, bu kaide gerçek kuvvetini tekrardoğuşta bulmaktadır; tecrübelerimizi ta­mamlayacağız. Bi.zi saran realiteler, geçmiş hayatlarımızda yaptığımız kusurları tamir etmek maksadıyla tahrik ettiği­miz hayat ve şartlardan beklediğimiz şeylerden oluşan biz­zat kendi yaptıklarımızdır. Şimdi şunu anlamalıyız ki biz, hepimiz, aynı bir organizmaya dahiliz ve yeryüzüne gelme­den evvel de hepimiz birbirimize bağlıyız. İsa ne demişti: «Aranızdan en küçük olana yapacağınız şeyi, bana yapmış gibisinizdir.» Bu en yüksek seviyedeki ŞUUR demektir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://forumdayiz.yetkinforum.com
 
Neden Yeryüzündeyiz?Anne Ve Babamızı, Geçmiş Hayattaki Dostlarımızı Tanıyor muyuz?
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Otomobil Terimler Sözlüğü
» yaşar Kurt Albümleri 4 Full Albüm.. / Anne, Sokak Şarkıları, Göndermeler, Best Of
» Bir Kaç Fıkra
» ÇEKEREK TANIYALIM
» YİĞİT "HALİME NE OLUR GİTME"

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
FORUMDAYIZ :: Spritüalizm-
Buraya geçin: