FORUMDAYIZ

Evrensel Yasalar
 
AnasayfaTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Hislerimiz Ne Kadar Güvenilirdir?

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin
Admin


Mesaj Sayısı : 44
Kayıt tarihi : 31/05/09

MesajKonu: Hislerimiz Ne Kadar Güvenilirdir?   Paz Mayıs 31, 2009 12:08 pm

Enerji şifacılığıyla uğraşanların, psişik hassasiyeti olan insan­ların hissettiklerinin tahlili önemli bir husustur. Sade vatan­daşların da hissettiklerini tahlil etmesi aynı derecede önemli­dir. Algılar ve hisler söz konusu olduğunda her zaman bir par­ça şüpheci olmakta çok büyük bir yarar vardır. Bu bizi gerek-
siz etiketlemelerden, gerçekçi olmayan yorum ve yaklaşımlar­dan korur. Sezgilerin esaretine düşüp aklı devre dışı bırakmak doğru bir strateji değildir. Gerçekten de algıladığım doğru mu? Ya benim algıladığım gerçekliğin birazcık çarpıtılmış bir görünümüyse diye düşünmek, varsa yakın çevremizdeki nite­likli organizasyonlara danışmak gerekir.

Her ne hissediyorsak sonuçta bu, enerjinin veya o hisse neden olan dalga boyunun doğrudan taşıdığı etkinin kendisi değildir. O enerji, bizim algı filtrelerimizden geçerek yorumla­nır. Yorum sırasında bizdeki bazı etkiler, inançlar, kabuller ve­ya öğrenmeler de devreye girmiş olabilir. Bu nedenle algıları­mızın yüzde yüz doğru olması mümkün olmayabilir. Enerji alanımız içindeki frekanslar zihnimiz veya beynimiz tarafın­dan sembollere, imajlara, duygulara vs. dönüştürülerek farkındalığımıza ulaşır. Her ne algılıyorsak bu bizim zihnimizin dönüştürdüğü bir algıdır.

Bunu şöyle bir örnekle açıklayalım. Örneğin bir şifacı kendisine gelen danışanı ile çalışırken bir vizyon görüyor. Gördüğü vizyonda, danışanı boksörlerin idman yaparken kullandığı bir kum torbasını yumrukluyor diyelim. Şimdi bu vizyondan yola çıkarak bu vizyonun anlamı ile ilgili olarak neler söylenebilir bir düşünelim. En azından üç beş farklı yo­rum yapılabilir. Peki ya bu vizyonun anlamı bu yorumların hiç biri değilse? Ya bu vizyonu gören şifacı bu yorumlardan sadece birini danışanı için geçerli kabul ederse ve kişiyi bu ka­bulüne uygun olarak yönlendirirse. İşte bu gibi durumlar işin inceliğini oluşturur. Bu nedenle enerjilerle çalışmak son dere­ce deneyci ve şüpheci olmayı gerektirir. Keskin yorumlardan kaçınmayı gerektirir. Kesin yargıların olduğu yerde dikkatli ve uyanık olmak gerekir.

Bazı durumlarda ise dışarıdanmış gibi algıladığımız kimi hislerin ve duyguların kaynağı ta kendimiz olabiliriz. Bu ko­nu da son derece önemlidir. Psişik atmosferde bizim enerji ya­yınlarımız da başkalarının enerji yayınları da bir arada bulu­nur. Bu nedenle kimi durumlarda algılanan şey bizzat kendi korkularımız veya düşüncelerimizdir. Örneğin yeterince ışık almadığı için evinde kendini mutsuz ve karamsar hisseden hatta bu nedenle evinden soğuyan, artık evini sevmeyen bir insanı düşünelim. Bu insanda; "Yeterli ışık almayan evler iyi değildir, sağlıksızdır, insanı mutsuz ediyor." gibi kanaatler ve düşünceler pekişmiş olabilir. Bu pekişmeleri sayesinde ev de­ğiştirmeye karar verip de kendi evine benzeyen ama hiç de kötü tesirler içermeyen bir eve girdiği an kendi kanaatleri, his­leri, duyguları derhal harekete geçer. Ben bu evden kötü tesir­ler aldım diyebilir. Ona bunu söyleten aslında tamamen kendi öğrenmeleri ve pekiştirmeleridir. Algıladığı, o eve girince ken­dinden o eve nüfuz eden enerjiler de olabilir.

Algılarımızı çarpıtan bir diğer durum önyargılarımızdır. Örneğin, "........... özelliklerine sahip olan erkekler tehlikeli­dir." diye bir inanca sahip olan ve onlardan korkan bir kadın
hiç de kötü bir niyeti olmayan ama o...........özelliklerine sahip olan bir erkek gördüğünde kendi korkularını hisseder. Son de­rece masum bir birey, sırf giydiklerinden dolayı bazı insanla­rın kendi içlerindeki nefret veya korku duygularını tetikler.

Başka bir örnek bazı insanların çeşitli şey veya durumla­ra karşı duyduğu anlamsız korkulardır. Örneğin bir insan mi­nicik bir örümcek veya fare gördüğü an kontrolü kaybedebi­lir; kalp atışları hızlanır, tansiyonu yükselir, çığlık atar, bayıla-bilir vs. Ne örümcek ne de fare o insanın verdiği tepkileri hak edecek kadar tehlike oluşturabilir ama o insanın zihin sistemi durumu böyle algılamaz. Gerçek ve hayati bir tehlike varmış gibi algılar ve tüm aurası, tüm bedeni korku titreşimleri yayar. Bu gibi durumlarda hissedilen titreşimler, hissettirenin değil hissedenin kendi bedeninden ve aurasından yayılan titreşim­lerdir.

Algılamalarınızın ve içsel izlenimlerinizin tamamen doğ­ru olduğundan hiçbir zaman emin olamazsınız. Bu nedenle temkinli ama aynı zamanda sağlıklı bir şüpheciliği korumak­ta yarar var. En azından kesin bir hüküm vermeden önce du­rup düşünmek bile bizi atacağımız bazı yanlış adımlardan ko­rur. Her zaman her insanın yanılma payı vardır.

Bir karar aldığımızda veya bir sonuca ulaştığımızda eğer içimizde küçük bir tedirginlik, şüphe veya rahatsız edici bir iç ses yoksa bu bizim için olumlu bir sinyal olabilir.

Psişik Korunma – Fadime Demir
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://forumdayiz.yetkinforum.com
 
Hislerimiz Ne Kadar Güvenilirdir?
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Kelaynak Kuşları

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
FORUMDAYIZ :: Spritüalizm-
Buraya geçin: